Baba...

21 Haziran 2010, 11:42

 Ahmet Altan’la da, Mehmet Altan’la da; kızım Zeynep Bakan’ın sadece gülümsemekle yetindiği ortak birşakalaşmamız vardır.

Yıllardan beri, kahkahalarla birbirimize sorarız:
- Babalar ne işe yarar, diye?
*  *  *
Bendenizin kendime özgü yanıtı:
- Babalar hiç bir halta yaramaz...
*  *  *
Bizim Türkiye’nin sorunları kadar, karmaşık bir sorundur anne-baba-çocuk ilişkileri...
*  *  *
Canımız yandığında:
- Ah anam, deriz.
Neden:
- Ah babam, demeyiz ki?..
*  *  *
Rıfat Ilgaz da, ünlü tiyatro oyununa “Hababam sınıfı” adını koymuştu; “Ha anam sınıfı” adını koymamıştı.
*  *  *
Vaktiyle Heybeli Ada’da, özel kiralanan bir eşekle Ada’yı turlamaya kalkanlar arasında, bindikleri eşeği koşturmaya çalışanlar da; özengilerin üstünde ayağa kalkar:
- Ha babam, ha babam, ha babam, derlermiş.
*  *  *
Bir gün Heybeli Ada’ya gelen, çıt kırıldım bir Osmanlı kibarı ise, kiraladığı eşeği koşturmaya çalışırken:
- Ha pederim, ha pederim, ha pederim, diyormuş.
*  *  *
Dünkü medya haberleriyle, “hukuk” tartışmalarını izlerken; kimlerin:
- Ha babam... ha babam... ha babam, dediği ile; kimlerin:
- Ha pederim... ha pederim... ha pederim, dediğini kestiremiyordun.
*  *  *
İster istemez:
- Yandık anam, demekle yetiniyordun.
*  *  *
Cennet anaların ayağının altındadır” diye bir halk deyimi var.
Buna karşılık en çok sövülenler de, nedense analar:
- Anasını, avradını, kızını, kısrağını...
- ...
- Anasını şey ettiğimin herifi...
- ...
- Ananın örekesi...
*  *  *
Babalar gününde, hadi bir de “post-modern” bir fıkra attıralım:
Nasreddin Hoca’ya:
- Hoca, demişler; babanla aran nasıldı?
- Benim iyi yetişmemi isterdi ama, “libido” nedir bilmezdi. Yetişkinliğimde bile, gece kulüplerine gitmemi yasaklamıştı. Oraların birer batakhane olduğunu söylerdi.
- Ama sen yine de gidiyordun. İlk kez bir gece kulübüne gittiğinde ne hissetmiş, ne görmüştün?
- Babamı görmüş ve beni görürse diye de, korkmuştum.
*  *  *
Bir doğum evinin koridorlarında, sabırsızlıktan içi içine sığmayan bir de horoz dolaşıyormuş.
Nihayet bir hasta bakıcı, hızla gelmiş yanına:
- Rahatlayın, demiş; nihayet çıktı yumurta...
*  *  *
Siyasette de herkes bir şey yumurtluyor ama; yumurtlanan yumurtaların, hangi horozları rahatlattığı hiç belli olamıyor.
*  *  *
Okul müdürü, çalan telefonu açtı, bir ses:
- Müdür bey misiniz, diye soruyordu.
- Evet benim, buyurun.
- Özgüç bugün çok hasta, birden ateşi çıktı, okula gelemeyecek...
- Kiminle konuşuyorum?
- Babamla...
*  *  *
Çocuk babasına:
- Ben İstanbul’da doğdum öyle değil mi, diye soruyordu.
Babası da:
- Evet öyle, diyordu.
- Peki, sen nerede doğdun?
- Ben de, Bulgaristan’da, İslimye’de...
- Ya annem nerede doğmuş?
- O da Rize’de...
*  *  *
Çocuk biraz düşündü, sonra da babasına:
- Doğrusu çok tuhaf, dedi; üçümüzün de birbiriyle karşılaşıp buluşmuş olması, öyle değil mi?
*  *  *
Av. Taner Aktop’tan da bir fıkra:
Soru:
- Başarılı erkek kimdir?
Yanıt:
- Karısının harcayabileceğinden, daha fazlasını kazanabilen erkektir.
Soru:
- Başarılı kadın kimdir?
Yanıt:
- Böyle bir kocayı bulabilen kadın...
*  *  *
Muzaffer Özdemir’den bir şiirle bitirelim yazıyı:
 
Bir sohbetin özeti

- Yok olunca babacığım
Kavga- dövüş yeryüzünden

- Barışı dünyaya sığdıramazsan
Dünyayı barışın içinde sakla

- Bir de sevgi babacığım
Aşarsa insan boyunu

- Sevgiyi insana sığdıramazsan
İnsanı sevginin içinde sakla

- Umudumuz babacığım
Dağlarımızdan yüce

- Umudumuz daim aydınlık olsun
Uzanan seheri içinde sakla

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    Hava Durumu
    Tümü Anket
    Ne Tür Haber Okuyorsunuz ?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Linkler
    Ekonomi Finans
    Arşiv