“Nabza göre şerbetler” çare değil sıcağa...

15 Temmuz 2010, 17:16

 Boğaz’ın kıyılarını kapatan eski zaman yalılarıyla, arkalarındaki serin koruların ve çamlar altındaki balkonlu ahşap köşklerin değerini, insan; 30-32 dereceyi bulan, bir yaprağın bile kıpırdamadığı temmuz sıcaklarında anlıyor.
* * *
Herhalde 150-200 yıl önce de, kavurup duruyordu İstanbul’u yaz sıcakları.
Nüfusu ancak 100 bin kadar olan Osmanlı başkentinde; Saray’a bağlı bin, bilemediniz 2 bin kişi püfür püfür yaşama olanağına sahipti.
* * *
Mehmet Altan’ın da sevdiği bir fıkra:
Yine bugünkü gibi bir temmuz sıcağında, karpuz yüklü sandalında ayağa kalkmış küreklere asılarak Kandilli’de akıntıyı geçmeye çalışan bir sandalcıya; yalısının esintili “cihannüma”sından ünlü bir paşa, başındaki takkesiyle gülerek bakıyormuş.
* * *
Sandalcı kan ter içinde, asılıyormuş da asılıyormuş küreklere ve bir türlü geçemiyormuş akıntıyı.
* * *
Paşa ise gözlerini sandalcıya dikmiş, adeta eğleniyormuş onun çaresiz zorlanmalarıyla.
* * *
Sonunda, ter içindeki sandalcının da tepesi atmış ve esintili yalısından kendisine gülerek bakan paşaya bağırmış:
- Ne bakıp duruyorsun öyle gülerek; alt tarafı sen de öleceksin, ben de...
* * *
Paşa da, cevap vermiş sandalcıya:
- Evet ama ben böyle yaşayarak öleceğim, sen de öyle...
* * *
Gerçi şimdi evlerin birçoğu, arabalar, mağazalar, lokantaların kapalı salonları; serinlik de yayan klimalarla sıcağa karşı korunaklı ama...
* * *
Bir de dönerci ustalarının, ocak başlarındaki aşçıların, yüksek mi yüksek iskeleler üstünde ve güneşin altında binaları “mantolama”ya çalışan genç sıvacıların, yangınların içine dalan itfaiyecilerin ve sokak satıcılarının durumunu düşünün...
* * *
Bir yanda karpuz yüklü sandalında ayağa kalkmış, kan ter içinde küreklere asılarak akıntıyı geçmeye uğraşan sandalcı; bir yanda yalısının “cihannüma”sından gülerek sandalcıya bakan takkeli paşa...
* * *
İstanbul’un nüfusu 15 milyonu geçti ve kutuplaşmalar da büsbütün arttı galiba...
* * *
Şimdi bir de; Ergenekon diye bilinen dava ve kanlı çatışmalar paralelinde, referandum kampanyası başladı...
* * *
Meydan toplantılarında kürsülere çıkan nutukçu esnafının, sıcaklarla arası nasıl, bilemiyorum.
* * *
Bendenizin aklı en çok, neden nutukçuluğa bu kadar sevdalandıklarına takılıyor.
Onların gerekçeleri malum:
- Vatana millete hizmet etmek için...
* * *
Bazen genç, hatta orta yaşlı dostlara:
- İnsan neden yalan söyler, diye sorduğum oluyor.
* * *
Şimdiye dek hiç cevap alamadım; anladığım kadarıyla kimse düşünmemiş insanların neden yalan da söylediğini.
* * *
İnsan neden yalan söyler?
1- Doğruyu söylerse, cezalandırılmaktan korktuğu için.
Cinayet işlemiş biri, elbet de:
- Ben kimseyi öldürmedim, masumum ben, diyecektir.
* * *
2- Karşısındakini kazıklayıp, kendine daha fazla çıkar sağlamak için.
Ağzı laf yapan bir tezgâhtar, elindeki malı müşteriye satmaya çalışırken:
- Vallahi sermayesine veriyorum, diyebilir; hele mal biraz da bozuksa.
* * *
3- Olduğundan daha üstün görünmek için.
Rüşvetçi bir bürokrat, yahut suyuna tirit bir siyasetçi:
- Ben bunu vaktiyle Cumhurbaşkanı’na da söylemiştim, diye abartmalı bir savurtmacayla başlayabilir tepelerden konuşmaya.
* * *
İnsanların neden yalan söyledikleri bir elekten geçirildiğinde; kolaylaşır yalanların ağırlığından kurtulmak da...
* * *
Günde nerelerde ne kadar yalan söylendiğinin bir istatistiği yok.
* * *
Acaba mahkemelerde ne kadar yalan söyleniyor?
Aileler içinde söylenen yalan ne kadar?
Ya politikada?
* * *
Yalan üstüne bir yığın da espri var.
Gençten bir adam bir çiçekçiye girmiş. Bakmış tezgâhın arkasındaki bir pankartta:
- Bir buket çiçekle söyleyin söyleyeceğinizi, diye yazmakta.
* * *
Genç adam, satıcı kadına:
- Bir buket yapma çiçek istiyorum, demiş; çünkü yalanla başlayacağım söyleyeceğim laflara.
* * *
Bu sıcakta Boğaz’da paşa paşa oturulacak yerlerden biri de, Kandilli İskelesi...
Yalıya malıya gerek yok, bir dondurma yeterli...
* * *
Sadece bir kuşku geçiyor insanın içinden:
- Acaba bir ömür akıntıya kürek mi çektik, diye...

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    Hava Durumu
    Tümü Anket
    Ne Tür Haber Okuyorsunuz ?

    NAMAZ VAKİTLERİ
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:
    Linkler
    Ekonomi Finans
    Arşiv